Modal

Kudüs | Kudüs Önemi

 
Mescid-i Aksa nerededir? Önemi nedir?
“En uzak noktadaki mescit” anlamına gelen Mescid-i Aksa, pek çok peygamberin gelip geçtiği kutsal bir mekandır…

Aksa kelimesi “en uzak” anlamındadır. Mescid-i Aksa da Mekke‘ye olan uzaklığından dolayı böyle adlandırılmıştır. Filistin topraklarında Kudüs şehrinin bir parçasıdır.

Kudüs, vahye (dini bir hükmün bildirilmesi, onun kalbe nakşedilmesi) dayanan bütün dinlerde kutsal sayılan bir şehirdir. Bunun önde gelen sebebi ise Allah’ın insanları doğru yola iletmeleri üzere görevlendirdiği peygamberlerin birçoğunun bu şehirde yaşamış veya en azından hayatlarının bir bölümünü bu şehirde geçirmiş olmalarıdır. Ayrıca bu peygamberlerden bazılarının ibadethane olarak kullandıkları mekanlar da bu şehirdedir.

Kudüs, İslam‘da özel bir yere ve kutsallığa sahiptir. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın burada bulunması ve Hz. Muhammed’in isrâ (gece yürüyüşü) ve miraç (göğe yükselmek) mucizesinin yine bu şehirde gerçekleşmesi bu üstünlüğünün sebeplerinin başında gelir. Hz. Muhammed‘in, Miraç gecesinde Kudüs’e gelerek Mescid-i Aksa’da namaz kıldığı rivayet edilir. Yüce Allah, Kur’anı Kerim’de şöyle buyurur: “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir.” (İsra, 17/1) Mescid-i Aksa’nın çevresi ise başta Kudüs olmak üzere diğer Filistin topraklarıdır.

 
 
Bu topraklar sadece Müslümanlar için kutsal değildir. Hz. Musa milletine şöyle demişti: “Ey milletim! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın. Aranızdan peygamberler çıkardı ve sizi krallar yaptı. Alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi. Ey milletim! Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin, geriye dönmeyin; yoksa zarar edenler olursunuz.”

Burada sözü edilen kutsal toprağın Kudüs ve çevresi yani Filistin toprakları olduğu konusunda din alimleri birleşmiştir. Tarihi olaylar da burada kastedilen toprakların Filistin toprakları olduğunu belgelemektedir. Çünkü Hz. Musa ve kavminin Kızıl Deniz’i geçtikten sonra girmekle emrolundukları topraklar Filistin topraklarıdır.

Ayetler, Hz. Zekeriyya ve onun oğlu Hz. Yahya, Hz. Meryem ve onun oğlu Hz. İsa döneminde orada bir mabedin yani Mescid-i Aksa’nın eski şeklinin mevcut olduğunu ortaya koymaktadır. Bazı tarihi kaynaklarda Kudüs’ün M.S. 70 yılında yıkıma uğratıldığı ve Beyti Makdis’in de bu olayda yıkıldığı ifade edilmektedir. Ancak bu mekan yine bir mabed olarak biliniyor ve Beyti Makdis’in kalıntıları da korunuyordu. Şu an Yahudilerin “Ağlama Duvarı” Müslümanlar’ın ise “Burak Duvarı” olarak adlandırdıkları duvar eski mabedin bir kalıntısıdır.

M.S. 638 yılında Hz. Ömer döneminde Kudüs fethedildikten sonra Beyti Makdis’in yerinde Mescid-i Aksa inşa edildi. Hz. Ömer’in burayı mabed kabul etmesi de o mekanın öneminden ileri geliyordu. Mescid-i Aksa daha sonra Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında genişletildi. Mescidi Aksa’nın hemen yakınında bulunan ve bugün Türkiye Müslümanları tarafından Mescidi Aksa zannedilen Kubbetu’s-Sahra adlı mabed de Abdülmelik bin Mervan tarafından inşa ettirilmiştir.

Hz. Muhammed’in; “Yalnız üç mescide ziyaret için gidilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim bu mescidim (yani Mescid-i Nebi).” buyurarak methettiği Mescid-i Aksa, hicretten on altı ay sonraya kadar Müslümanların kıblesi olarak kaldı. 638 senesinde Hz. Ömer, Suriye seferinde, Şam’dan sonra Kudüs’e uğrayıp Mescid-i Aksa’yı ziyaret etti. Uzun senedir kendi haline terk edilen Mescid-i Aksa’da biriken ve etrafı kirleten pislikleri temizletti. Ezan okutarak cemaatle namaz kıldırdı. Yahudilere mescide emniyetle girmek hakkını tanıdı. Hıristiyanlara da, Yahudileri aralarına sokmamalarını tavsiye etti. Kudüs’teki kiliselere dokunulmaması için emir verip, Hıristiyanlarla antlaşma yaptı.
Günümüze kadar Mescid-i Aksa ile ilgili yaşanan olaylar ise şöyle:

* 21 Ağustos 1969: Denis Ruhan adlı bir Yahudi Mescid-i Aksa’yı kundaklama girişiminde bulundu.
* Nisan 1980′de Meir Kahane, Mescid-i Aksa’nın bir köşesine patlayıcı madde koyarak patlatmaya çalıştı.
* 8 Nisan 1982′de bir kez daha Mescid-i Aksa’nın ana girişine patlayıcı madde yerleştirildiyse de cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı.
* 10 Nisan 1982′de Meir Kahane taraftarlarından bir grup militan, zorla Mescid-i Aksa’ya girmek istedi.
* 21 Mart 1983′te Mescid-i Aksa’ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldığı tespit edildi.
* 14 Ocak 1986′da Knesset üyesi bazı parlamenterler askerlerin koruması altında Mescid-i Aksa’ya girmek istediler.
* 8 Ekim 1990 tarihinde Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıda 30 Filistinli hayatını kaybetti, 800′e yakını yaralandı.
* 4 Kasım 2014 İsrail askerleri, Mescid-i Aksa’ya 1967 yılından bu yana ilk kez baskın yaptı. İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa külliyesinin ana mihrabının bulunduğu kubbenin altına kadar girerek mihrabı postallarıyla çiğnediği bildirildi.

Sizin de aklınızdan geçmiyor mu: “Bu kadar kutsal topraklar; bu denli zulme uğrayacağına, birlik ve beraberliğe sahne olmalı!”